Sosyal medya kullanıcı sayısı, mobil cihaz kullanım oranları, internet kullanıcı sayısı, yeni çıkan sosyal ağlar, yabancı örnekler… yıllarca markaların sosyal medya kullanımını teşvik etmek amacıyla sunulan efsanevi rakamların sadece bazıları.

Bu rakamları artık geride bırakıp farklı konulara odaklanabiliyoruz çünkü Türkiye’de markaların hepsi bir şekilde sosyal medyada var olması gerektiğinin farkında ve büyük bir bölümü bunun için çalışmalar yapıyor.

Bir şeye inanmak ve başlamak büyük bir adım fakat doğru bir şekilde yapabilmek bu kadar kolay değil. İşe biraz daha profesyonel yaklaşmak, mantık çerçevesinde hareket etmek oldukça önemli.

Sosyal medyaya girmek için planlama yapan markaların başlamak için kullanabileceği 3 önemli konu başlığına değineceğim. Tabi ki sosyal medyada var olan markalar da bu başlıklarda kendilerini sorgulayarak bir yenileme çalışması yapabilirler.

Apple Müşterilerini Daha Az Memnun Ediyor

1- Kimin için burdasınız? Müşterileriniz kim?

Markalar sosyal ağlarda var olan kullanıcıları kazanabilmek ve “biz de sizlerle beraberiz” diyebilmek için sosyal medya çalışmaları yaparlar. Bu konuda hepimiz hem fikiriz. Şimdi öyle bir an düşünün: “Takım elbiseleri ile, plazanın girişinde bulunan Starbucks’dan kahve almış iki erkek yürürken bu kişilere çiçek satmaya çalışan bir çiçekçi” ancak arkadaş sohbetlerinde espri konusu olabilecek bir kare değil mi? İşte bu kısa hikayedeki çiçekçi durumuna düşmek istemiyorsanız müşterilerinizin kim olduğunu belirleyin.

-Hedef kitleniz ve müşterileriniz kim?
-Nelerden hoşlanıyor? (Bunu alan, bunu da aldı!)
-Kimleri dinliyor, takip ediyor?

Yani sadece belirlemekle kalmayın onlarla ilgili çok daha fazla bilgi edinin, uzaktan arkadaşları olun, onları tanıyın.

2- Topluluk oluşturun, onları besleyin

Kitlenizi belirlediniz, mecralara göre ayrıştırdınız ve artık topluluk oluşturma vakti. Bu topluluk, sizin arkadaşlarınızla bir arada olduğunuz, konuştuğunuz görüştüğünüz buluşmalarınız gibi olabilir. Sık sık görüşüyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken şeyler var:

Arkadaşlar arasında genelde en çok arkasında konuşulan, buluşmalara çağırılmayan yani sevilmeyen kişiler genelde kimlerdir? Sürekli kendinden bahsedenler. İşte bu nedenle arkadaş olmaya çalıştığınız müşterilerinize sürekli kendinizden söz etmeyin.

İlk maddede yaptığınız araştırma ve analizleri kullanmanın vakti, arkadaşlarınızı besleyin. Onlara ilgilerini çekebilecek şeyler sunun. Onları beslediğiniz zaman sizi daha yakın arkadaş olarak görecek ve sizin kendinizle ilgili paylaşımlarınızı da daha fazla dinleyeceklerdir.

3- Sosyal medya deneyimi yaşatın (Social user experience-SUX)

Müşterilerinizi tanıdınız, sayılara takılmadan güzel bir topluluk oluşturdunuz ve hatta güzel bir içerik stratejsi ile beslemeye başladınız. Buraya kadar her şey harika ama bundan sonrası da oldukça önemli. Müşterilerinize kusursuz bir deneyim yaşatmanız için bu topluluğu çok yakından dinlemeniz, gerekli durumlarda hızlı aksiyonlar almanız ve sürekli bir iletişim halinde büyümeniz gerekiyor. Bunun için; “Dinleyin: Markanızı, müşterilerinizi, çalışanlarınızı, üst düzey yöneticilerinizi ve en önemlisi de rakiplerinizi. Rakiplerinizi dinlerken yaptıkları şeyleri sakın kaçırmayın, onların yaptıkları size farklı fırsatlar yaratabilir, bu fırsatları kaçırmayın. Müşterileriniz, yakaladığınız fırsatlardan en az sizin kadar keyif alacaklar çünkü onlar sizin arkadaşlarınız.

Kusursuz deneyimi yaşatabilmek için dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var:

-İçerik kalitenizi düşürmeyin, frekansınıza mutlaka dikkat edin. Sosyal ağların istatistik sayfaları zamanlamalar konusunda oldukça güzel bilgiler veriyor, değerlendirin.
-Sosyal kullanıcı deneyimi yaşatmak için aynı dili konuşmak oldukça önemlidir. Çalışanlarınız, ajansınız veya sosyal medya ekibiniz ve yöneticileriniz için sosyal medya politikalarınızı oluşturun ve yaşatmak istediğiniz deneyimi her platformda her şekilde yaşatın.
-İnternet sitenizden sosyal medyada yer aldığınız resmi hesaplarınıza, tüm mecralarınıza erişim sağladığınızdan ve bunun çok kolay bulunabilir olduğundan emin olun.
-Tüm departmanlarınızın entegre olduğundan emin olun. PR bir şeyler yaparken pazarlama ekibi haberdar olmazsa kötü şeyler olabilir.
-İnternet siteniz (tabi ki responsive), mobil uygulamalarınız için kullanıcı deneyimi uzmanlarından destek almaya özen gösterin. Özellikle siteniz aracılığıyla yapılan paylaşımlarda doğru metin ve görselin belirlenmiş olduğuna dikkat etmenizde fayda var.

Özetle: Mecra ne olursa olsun dinleyin, arkadaş olun, besleyin ve arkadaşlığınızı geliştirin.